Anesteziyoloji
1、 Anabilim Dalına Genel Bakış
1898’deki Alman işgali döneminden 1914’te Japonya’nın Almanya’nın yerini aldığı ilk döneme kadar klinik anestezi cerrahlar tarafından uygulanmıştır. 1919’da iki ameliyat masası bulunan ameliyathane kurulmuştur. 1946’da ameliyathanede 4 hemşire, 1 yardımcı hemşire ve 2 sağlık görevlisi bulunmakta olup, tam zamanlı anestezi personeli yoktu. 1955’te yeni bir ameliyathane inşa edilmiş ve ameliyat masası sayısı 6’ya çıkarılmıştır. 1959’da anestezi sonrası derlenme odası kurulmuştur. 1960’tan sonra anestezi grubu oluşturulmuş ve ilk kez 3 tam zamanlı anestezi personeli görevlendirilmiştir. 1971 yılına gelindiğinde ameliyathane cerrahi bölümünden ayrılarak, alet ve anestezi gruplarını içeren Anesteziyoloji Bölümü kurulmuş, tam zamanlı anestezi personeli sayısı 10’un üzerine çıkarılmıştır.
1990 yılı sonunda ameliyathane, o dönemde yeni inşa edilmiş olan ameliyathane binasına taşınmış, Anesteziyoloji Bölümü bağımsız bir klinik bölüm haline gelmiş, ameliyathane sayısı 16’ya çıkarılmış ve günlük ortalama ameliyat sayısı 20’nin üzerine ulaşmıştır. 1999 yılında ameliyathane yenilenmiş, genişletilmiş ve ameliyathane sayısı toplam 21’e ulaşmıştır. Aynı zamanda 4 yataklı anestezi derlenme odası kurulmuş ve günlük ameliyat sayısı 30’un üzerine çıkmıştır.
Anesteziyoloji Bölümünün ameliyathane donanımı giderek modernleşmiştir. 2006 yılına gelindiğinde hastane genelinde uluslararası standartlara sahip 32 temiz hava akımlı laminer akışlı ameliyathane (bunların 10’u sınıf 100) bulunmaktaydı. Her ameliyathane ithal yüksek kaliteli tavan askı sistemleri, ithal anestezi cihazları ve monitörlerle (invaziv basınç, vücut sıcaklığı ve ekspiryum sonu CO2 izlemi ile donatılmış), mikroenjeksiyon pompaları, TCI pompaları ve diğer cihazlarla donatılmıştı. Ayrıca 4 adet EEG BIS monitörü, 4 adet anestezik gaz monitörü ve 1 adet kan gazı analiz cihazı bulunmaktaydı. Alman üretimi 2 adet Stokey-Shelli kalp-akciğer pompası, ABD üretimi 1 adet tam otomatik kan hücresi geri kazanım cihazı (Cell Saver 5 modeli) ve diğer yüksek teknoloji ürünü cihazlar mevcuttu.
Şubat 2007’de hastane, eski Wanjie Hastanesini bünyesine katarak Doğu Yerleşkesini kurmuş ve burada doğumhane ameliyathaneleri dahil toplam 8 ameliyathane oluşturmuştur. Mayıs 2007’ye gelindiğinde hastane genelindeki ameliyathane sayısı toplam 40’a, derlenme odası yatak sayısı 15’e yükselmiş ve günlük ameliyat sayısı 80~100’e ulaşmıştır. Mart 2007’de, daha önce Anesteziyoloji Bölümünün ağrı polikliniği temelinde Ağrı Bölümü kurulmuş ve 12 yataklı bir servis oluşturulmuştur. Aynı yılın nisan ayında Anesteziyoloji Eğitim ve Araştırma Birimi kurulmuştur.
Temmuz 2011’de Batı Sahili Yerleşkesi hizmete açılmış ve 21 ameliyathane daha eklenmiştir. 2013 yılı sonunda Doğu Yerleşkesindeki ameliyathane sayısı 16’ya çıkarılmış, böylece hastane genelindeki ameliyathane sayısı 70’e ulaşmıştır. Anestezi derinliği monitörlerinin sayısı 20’nin üzerine, kan geri kazanım cihazlarının sayısı 7’ye, ultrason cihazlarının sayısı 2’ye, kan gazı analiz cihazlarının sayısı 4’e, çeşitli görüntülü entübasyon cihazlarının sayısı 6’ya ve fiberoptik bronkoskopların sayısı 6’ya çıkarılmıştır.
1999 yılında tamamlanarak hizmete giren anestezi derlenme odası, Shandong Eyaletinde modern standartlara göre düzenlenerek işletilen ilk hemşirelik birimidir. Uluslararası düzeyde birinci sınıf monitörizasyon ve tedavi ekipmanlarının tamamıyla donatılmış olup, ameliyat sonrası hastaların sorunsuz iyileşmesinin güvence altına alınmasında, anestezi güvenliğinin artırılmasında ve ameliyat masalarının devir hızının yükseltilmesinde büyük rol oynamıştır. Günümüzde üç yerleşkedeki tüm ameliyathane birimlerinde anestezi derlenme odası kurulmuş olup, toplam yatak kapasitesi 35’tir.
2. İnsan Kaynakları ve Uzman Kadro Yapısı
Anesteziyoloji Bölümünde 150’nin üzerinde anestezi uzmanı ve 100’ün üzerinde anestezi hemşiresi bulunmaktadır. Bunlar arasında 17 başuzman hekim, 21 başuzman yardımcısı hekim ve 15 başuzman yardımcısı hemşire bulunmaktadır. Hekimlerin 27’si doktora, 115’i yüksek lisans derecesine sahiptir; 11 hekim yurt dışında eğitim görerek ülkeye dönmüştür. Anabilim dalında 15 yüksek lisans öğrencisi danışmanı ve 2 doktora öğrencisi danışmanı bulunmaktadır. Halen her yıl merkezi sınavla kabul edilen 20’nin üzerinde yüksek lisans ve doktora öğrencisi ile 10’un üzerinde çalışan lisansüstü öğrenci kabul edilmektedir.
3、 Uzmanlık Alanlarının Özellikleri
(一)Zor Havayolu Yönetimi
Zor havayolunun yönetimi, Anesteziyoloji Bölümündeki en zorlu teknik konulardan biri olup hastanın yaşam güvenliğiyle doğrudan ilişkilidir. Her yıl genel anestezi altında trakeal entübasyon uygulanan 10.000’in üzerindeki hasta arasında 200’den fazlasında zor havayolu bulunmakta, yaklaşık 100 hastada ise durum son derece zor olmaktadır. Bu nedenle zor havayolunun yönetimi, bölümdeki anestezi uygulama becerileri eğitiminin rutin bir parçası olarak sürekli ele alınmıştır. Son yıllarda anestezide görüntüleme teknolojilerinin gelişimi ve yaygınlaşması doğrultusunda, tüm kademelerdeki hekimlerin, özellikle asistanlık dönemindeki hekimlerin eğitimleri daha da güçlendirilmiştir. Hekimlerden bağımsız nöbet tutmaya başlamadan önce zor havayolu yönetim sürecine ve temel becerilerine tam olarak hâkim olmaları beklenmektedir.
ASA ve Çin Anesteziyoloji Derneği tarafından son yıllarda yayımlanan “Zor Havayolu Yönetimi Kılavuzu ve Yönetim Süreci” temel alınarak ve hastanemiz Anesteziyoloji Bölümünün gerçek koşullarıyla birleştirilerek, bölümün “Zor Havayolu Yönetim Süreci” gözden geçirilmiş ve geliştirilmiştir. Fiberoptik bronkoskop, farklı tiplerde laringoskop, video laringoskop, fiberoptik nazofaringolaringoskop (SOS görsel koni) ve diğer gerekli araç-gereçler temin edilmiştir. Ayrıca mesleki seminerler ve simülasyon eğitimleri düzenlenerek, tüm kademelerdeki hekimlerin yeni cihazları kullanma becerileri güçlendirilmiş ve kullanım yöntemlerine tam olarak hâkim olmaları hedeflenmiştir. Günlük çalışmalarda tüm anestezi hekimlerine zor havayolu yönetimi konusunda eğitim ve uygulama olanağı sağlanmaktadır. Havayolunun değerlendirilmesinden anestezi planının seçimine, beklenmeyen durumların önlenmesinden acil durum planının belirlenmesine kadar tüm aşamalarda, bütün anestezi hekimlerinin zor havayoluyla karşılaştıklarında durumu sakin biçimde yönetebilmeleri, teknikleri rahatlıkla uygulayabilmeleri, uygun anestezi yöntemini seçebilmeleri ve gerekli tüm yöntemleri ustalıkla kullanabilmeleri sağlanmaktadır. Böylece hastaların yaşam güvenliği ve ameliyatın sorunsuz gerçekleştirilmesi güvence altına alınmış; anestezi hatalarının azaltılması ve tedavi sonuçlarının iyileştirilmesi yönündeki nihai hedefe ulaşılmıştır.
(二)İnvaziv Basınç İzlemi
Geçtiğimiz yüzyılın 80’li yıllarında kalp cerrahisine başlanmasından bu yana hastanemiz Anesteziyoloji Bölümü, ülkede erken dönemde invaziv arteriyel basınç ve santral venöz basınç izleme tekniklerini uygulamaya başlamıştır. 1990’ların başında ise Swan-Ganz kateteri ile pulmoner arter basıncı ve kalp debisi gibi izlem teknikleri art arda uygulanmaya başlanmıştır. Son yıllarda organ nakli, kardiyovasküler cerrahi ve ameliyat öncesi çok sayıda komorbiditesi bulunan zor ve ağır hastaların artmasıyla birlikte invaziv arteriyel ve venöz izlem giderek yaygınlaşmıştır. Günümüzde her gün yaklaşık 30~50 hastada invaziv arteriyel ve venöz kateterizasyon ve izlem gerekmektedir. Kalp cerrahisi, omurga cerrahisi, göğüs cerrahisi, beyin cerrahisi, damar cerrahisi ve hepatobiliyer cerrahi gibi bölümlerdeki ameliyatların çoğunda rutin olarak invaziv arteriyel basınç izlemi yapılmakta; bu uygulama hastaların perioperatif güvenliğini büyük ölçüde artırmakta ve ameliyat sırasında hemodinamik stabiliteyi sağlamaktadır. Büyük dolaşım dalgalanmalarının yol açabileceği kardiyovasküler ve serebrovasküler olaylar önlenmektedir. Swan-Ganz kateteri, büyük organ nakillerinde (karaciğer nakli ve akciğer nakli ameliyatları gibi) ve karmaşık, ağır kardiyovasküler cerrahi girişimlerde perioperatif tedaviyi yönlendirmek amacıyla rutin olarak yerleştirilmekte ve tatmin edici sonuçlar vermektedir.
(三)Hasta Kontrollü Ameliyat Sonrası Analjezi Tekniği
Hastanemiz 1990’ların ortalarından itibaren ülkede erken dönemde PCA ameliyat sonrası analjezi tekniğini uygulamaya başlamıştır. Son yıllarda multimodal analjezi tekniklerinin gelişmesiyle birlikte ameliyat sonrası analjezi düzeyi sürekli yükselmiş, klinik sonuçlar daha da iyileşmiş ve hasta memnuniyeti her yıl artmıştır. 2010 yılından bu yana her yıl 20.000’in üzerinde hastaya ameliyat sonrası analjezi uygulanmaktadır. Bunlar intravenöz hasta kontrollü analjezi, epidural hasta kontrollü veya tek doz ilaç uygulamalı analjezi, sinir bloğu analjezisi ve lokal anestezik infiltrasyon yöntemlerine ayrılmaktadır. Ameliyat sonrası analjezi yönetimi için başlıca anestezi hekimleri ve hemşirelerden, ayrıca servis hemşirelerinin katılımından oluşan bir akut ağrı yönetimi grubu kurulmuştur. Grup üyeleri hastaları her gün sabah ve akşam olmak üzere iki kez ziyaret etmekte; VAS skoru, ameliyat sonrası komplikasyonlar ve analjezi pompasının kullanım durumu dahil olmak üzere ziyaret içeriğini ayrıntılı biçimde kaydetmektedir. Her sabah devir teslim toplantısı yapılmakta, servis hekimleri ve hemşireleriyle zamanında iletişim kurulmakta, alarm gibi sorunlarla karşılaşıldığında nöbetçi hekimle derhal iletişime geçilerek müdahale edilmektedir. Her ay kalite yönetimi araçları kullanılarak veriler özetlenmekte ve sürekli kalite iyileştirmesi yapılmaktadır; hasta memnuniyeti her yıl artmaktadır. Tüm ziyaretlerin temelinde, sorunların daha fazla görüldüğü bölümlerde, örneğin göğüs cerrahisi, hepatobiliyer cerrahi ve doğum bölümlerinde, yakın izlem yapılmakta ve mevcut sorunlar sürekli olarak çözülmektedir: yetersiz analjezi, baş dönmesi, bulantı-kusma gibi sorunlarda bazal infüzyon hızı ve PCA doz ayarları zamanında değiştirilmekte; doğum sonrası kısa süreli intravenöz sıvı uygulamasının pompa infüzyonunu etkilemesi sorununa yönelik olarak formülasyon ayarlaması yapılmaktadır. Ameliyat sonrası analjezi uygulanan 2000 hasta üzerinde yapılan istatistiksel değerlendirmeyle 8 formülasyon özetlenmiş ve kişiye özel ameliyat sonrası analjezi konusunda bilimsel araştırma yürütülmüştür. Sonuçlar halen değerlendirilmektedir. “Ameliyat Sonrası Analjezide Kalite Yönetimi Araçlarının Uygulanması” başlıklı makale yayımlanmıştır. Anesteziyoloji Bölümü ayrıca tüm hastaneye yönelik ağrı konusunda uzman hemşire eğitimini düzenlemiş ve ağrısız servis oluşturmuştur. Her hastada ağrı değerlendirmesi yapılması istenmektedir. Onkoloji Bölümü ulusal düzeyde ağrı yönetimi örnek servisi olarak seçilmiştir.
(四) BIS İzlemi Altında TCI Kombine Anestezi Tekniği
Anestezi sırasında ilaçların birlikte veya kombine kullanımı modern anesteziyolojinin önemli tekniklerinden biri haline gelmiş olup, hastanemiz Anesteziyoloji Bölümünde uzun yıllardır rutin olarak uygulanan bir anestezi tekniğidir ve çeşitli uzmanlık alanlarındaki ameliyatlarda başarıyla kullanılmaktadır. Bu uygulama intravenöz kombine anestezi ile intravenöz ve inhalasyon anestezisinin birlikte kullanıldığı, diğer adıyla “dengeli anesteziyi” kapsamaktadır. Kombine anestezi tekniği; anestezi kalitesinin artırılması, anestezi uygulamasının geliştirilmesi, hasta güvenliğinin sağlanması ve tıbbi maliyetlerin azaltılması gibi birçok alanda son derece önemli rol oynamaktadır. İlaçların birlikte kullanılması, her bir anestezik ilacın farmakolojik özelliklerinin en üst düzeyde ortaya konmasını, birbirlerinin güçlü yönlerini tamamlamasını, ayrıca ilaç dozlarının ve buna bağlı advers etkilerin azaltılmasını sağlar; böylece klinik ilaç kullanımı daha bilimsel ve rasyonel hale gelir. İntravenöz ve inhalasyon anestezisinin birlikte kullanıldığı kombine anestezi, dengeli anestezinin tipik bir örneğidir. İntravenöz ve inhalasyon anestezisinin kendi avantajlarını tam olarak ortaya koyar ve anestezi tekniğinin (anesthetic technique) anestezi sanatına (anesthetic art) yükselmesini temsil eder. Son yıllarda anestezik ilaçların ve izlem teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, klinik araştırmalarla birleştirilerek BIS izlemi altında propofol hedef kontrollü infüzyonunun kombine anestezi tekniği uygulanmaya başlanmıştır. Bu teknikle anestezik ilaçlar arasındaki etkileşim klinik açıdan araştırılmış; araştırma sonuçları uzmanlar tarafından uluslararası ileri düzeyde olarak değerlendirilmiş ve Shandong Eyaleti Bilim ve Teknoloji İlerleme Ödülü kazanılmıştır. Böylece hastanemizin dengeli kombine anestezi teknolojisi belirgin biçimde geliştirilerek ülke içinde öncü düzeye ulaşmış, anestezinin kalitesi ve güvenliği artırılmıştır. 2012 yılında 20.000’in üzerinde dengeli kombine anestezi vakası tamamlanmış ve tümünde iyi sonuçlar elde edilmiştir.
(五) Ameliyat Sırasında Otolog Kan Transfüzyonu Tekniği
Hastanemiz Anesteziyoloji Bölümü 1993 yılında kardiyovasküler cerrahi hastalarında akut normovolemik hemodilüsyonla otolog kan transfüzyonu tekniğini ülkede ilk uygulayan merkez olmuştur. 1994 yılında Çin ana karasındaki ilk tam otomatik otolog kan geri verme cihazı (Cell Saver 4) temin edilerek ameliyat sırasında otolog kan geri verme tekniği uygulanmaya başlanmıştır. Son birkaç yılda kan kaynaklarının klinik kan gereksinimini karşılamaktan çok uzak olması, ameliyatların gerçekleştirilmesini ve ağır hastaların kurtarılmasını etkilemiş; Qingdao’da da zaman zaman “kan kıtlığı” yaşanmıştır. Bu nedenle son yıllarda hastanemiz Anesteziyoloji Bölümü otolog kan transfüzyonu çalışmalarını güçlendirmiş, kan geri kazanım cihazlarının sayısını artırmış ve eğitim kursları düzenleyerek daha fazla anestezi hekiminin bu tekniğe hâkim olmasını sağlamıştır. Günümüzde Anesteziyoloji Bölümünde üç yıldan uzun süredir çalışan tüm asistan hekimler akut normovolemik hemodilüsyonla otolog kan transfüzyonunu ve kan geri kazanım cihazının kullanımını ustalıkla gerçekleştirebilmektedir. Bu nedenle ameliyat sırasında kan geri verilmesi uygulanan vaka sayısı belirgin biçimde artmış ve önceki yıllara göre büyük bir yükseliş göstermiştir. Ağustos 2014 itibarıyla Anesteziyoloji Bölümünde 7 adet kan geri kazanım cihazı bulunmakta ve aylık geri verilen otolog kan miktarı 20000 ml’nin üzerinde seyretmektedir. Ameliyat sayısı sürekli artarken allojenik kan transfüzyonu yapılan vaka ve kullanılan kan miktarı belirgin biçimde azalmış, Qingdao’nun kan tedariki üzerindeki baskı etkili şekilde hafifletilmiş, önemli toplumsal ve teknik yararlar sağlanmış ve toplum tarafından geniş ölçüde kabul edilerek yüksek takdir kazanmıştır.
(六)Kalp Çalışırken Koroner Arter Bypass Cerrahisi Anestezisi
Geçtiğimiz yüzyılın 90’lı yıllarında kardiyopulmoner bypass altında koroner arter bypass cerrahisi anestezisinin başarıyla uygulanmasının ardından, 2000 yılından itibaren kalp durdurulmadan gerçekleştirilen koroner arter bypass cerrahisinin anestezisi bağımsız olarak uygulanmaya başlanmıştır. Başlangıçta yılda 30~50 vaka olan sayı, son yıllarda yılda 200’ün üzerine çıkmış; en ileri yaştaki hasta 84 yaşında olmuştur. Ameliyat sırasında kan geri kazanım tekniği rutin olarak uygulanmaktadır. Hastaların yarısında allojenik kan transfüzyonuna gerek kalmamaktadır. Ağır hastalarda rutin olarak Swan-Ganz kateteri izlemi ve transözofageal ekokardiyografi uygulanmakta, böylece anestezi yönetimi ve izlem düzeyi büyük ölçüde yükseltilmektedir. Cerrahi sonuçlar iyileştirilmiş olup bu alandaki düzey ülke içinde öncü konumdadır.
(七)Trakeal Yabancı Cisim Çıkarma Ameliyatlarında Anestezi
Trakeal yabancı cisimler çoğunlukla 1-3 yaş arasındaki çocuklarda görülür. Yabancı cismin trakeayı veya ana bronşu tıkaması nedeniyle çocuklarda farklı derecelerde hipoksi meydana gelir. Anestezinin zorluğu, anestezi derinliğinin kolay kontrol edilememesinden kaynaklanır; ameliyat sırasında solunum depresyonu veya bronkospazm gelişerek çocuğun hipoksisini ağırlaştırabilir. Hastanelerin büyük çoğunluğu ameliyatı uyanık durumda veya spontan solunum olmaksızın genel anestezi altında gerçekleştirmektedir; bu durum çocuklar için hem sıkıntılı hem de güvenli değildir. Hastanemiz Anesteziyoloji Bölümü 1980’lerin başından bu yana yavaş indüksiyon, spontan solunumun korunması ve yeterli yüzeyel anestezi desteği ile genel anestezi yöntemini uygulayarak çok iyi sonuçlar elde etmiştir. Her yıl yaklaşık 300 trakeal yabancı cisim vakasına anestezi uygulanmaktadır. Hastalar Shandong’un doğu bölgesinin tamamından, batıda Weifang’a kadar uzanan il ve ilçelerden gelmektedir.
(八)Karaciğer Cerrahisinde Düşük Santral Venöz Basıncın Akut Normovolemik Hemodilüsyonla Birlikte Kullanılması
Karaciğer lobu rezeksiyonu ameliyatındaki en büyük tehlike, aşırı kanama meydana gelmesidir. Ameliyat sırasında kanamayı azaltmak ve kan transfüzyonunun yol açabileceği komplikasyonlardan kaçınmak, klinik çalışmalarda hâlen karşılaşılan temel sorunlardır. Karaciğer hilusu klemplendikten sonra kanama miktarı esas olarak santral venöz basınca bağlıdır. Güvenlik sağlanırken santral venöz basınç düşük düzeyde tutulabilirse, cerrahi kanama miktarı belirgin biçimde azaltılabilir. Anestezi başarıyla sağlandıktan sonra santral venöz ve radial arter kateterizasyonu yapılır; santral venden kan alınırken eşit miktarda kristalloid ve kolloid sıvı verilir. Ameliyat sırasında sıkı sıvı yönetimiyle santral venöz basınç 0-5cmH2O düzeyinde tutulur. Akut normovolemik hemodilüsyon ile santral venöz basınç kontrollü biçimde düşürülür. İki tekniğin avantajlarının birleştirilmesiyle parsiyel hepatektomide kanama ve allojenik kan kullanımı etkili biçimde azaltılır. Günümüzde hastanemizde parsiyel hepatektomi uygulanan hastaların %90’ında allojenik kan transfüzyonuna gerek duyulmamakta, hastaların çoğunda ameliyat sırasında kanama miktarı 200ml’nin altında tutulmaktadır. Böylece gerçek anlamda kan koruma hedefine ulaşılmış ve karaciğer cerrahisinin riski azaltılmıştır.
(九)Batı Sahili Yerleşkesinde Günübirlik Cerrahi
Günübirlik cerrahi ilk olarak Avrupa ve Amerika’daki gelişmiş ülkelerde ortaya çıkmıştır. Belirli endikasyonları taşıyan hastaların hastaneye yatırılması, ameliyat edilmesi, ameliyat sonrası kısa süre gözlem ve iyileşme sürecinden geçirilmesi ve taburcu işlemlerinin bir ila iki iş günü içinde tamamlanması; hastanın hastanede gecelememesi esasına dayanan güvenli ve güvenilir bir cerrahi modeldir. Batı Sahili Yerleşkesinin günübirlik cerrahi ünitesi gelişmiş ameliyathane koşullarına ve ekipmanına, daha profesyonel ve anestezi konusunda deneyimli anestezi hekimlerine, daha eksiksiz bir sağlık hizmeti sürecine ve daha gelişmiş ameliyat sonrası takip sistemine sahiptir. Bu uygulama, hastaların hastanede kalış maliyetlerini ve sürelerini büyük ölçüde azaltmaktadır.
4. Tıbbi Teknoloji
Büyük, üçüncü basamak bir genel hastanenin Anesteziyoloji Bölümü olarak klinik alt uzmanlık alanlarının tamamı yapılandırılmıştır. Bunlar arasında kardiyovasküler anestezi, göğüs cerrahisi anestezisi, organ nakli anestezisi, pediatrik anestezi, kadın doğum anestezisi, yanık ve plastik cerrahi anestezisi, oftalmik anestezi, kulak burun boğaz anestezisi, ağız, çene ve yüz cerrahisi anestezisi olmak üzere 10’un üzerinde alt uzmanlık alanı bulunmaktadır. Her alt uzmanlık alanında, kıdemli uzmanlık unvanına sahip bir hekim ekip lideri olarak görev yapmakta; her alt uzmanlık alanının iş yüküne göre, başuzman yardımcısı hekimler ve uzman hekimlerden oluşan 3~6 kişilik çekirdek ekipler görevlendirilmektedir. Tüm alt uzmanlık alanlarındaki anestezi hekimleri, ilgili alanların anestezisini yönetme ve ilgili uzmanlık alanlarındaki kritik ve zor vakaları tedavi etme konusunda zengin klinik deneyime ve yetkinliğe sahiptir. Özellikle zor havayolu yönetimi, invaziv basınç izlemi, ameliyat sonrası analjezi ve kombine dengeli anestezi alanlarında geniş deneyim biriktirilmiştir. 2015 yılında toplam 81000’in üzerinde yatan hasta ameliyatı anestezisi tamamlanmış; bunların içinde 1200’ün üzerinde kalp ameliyatı ve 500’ün üzerinde da Vinci robotik cerrahi vakası yer almıştır. Ayrıca hastanenin tüm bölümlerinde resüsitasyon ve kurtarma çalışmalarına destek verilmiş, 1000’in üzerinde trakeal entübasyon ve derin ven kateterizasyonu gerçekleştirilmiştir.
5. Bilimsel Araştırma ve Eğitim
Son yıllarda Ulusal Doğa Bilimleri Vakfı tarafından finanse edilen 5 proje, eyalet ve bakanlık düzeyinde 20’nin üzerinde bilimsel araştırma projesi, çok sayıda klinik farmakoloji araştırması ve çok merkezli bilimsel araştırma projesi yürütülmüştür. 10’un üzerinde kitabın baş editörlüğü veya yardımcı editörlüğü yapılmış, 60’ın üzerinde SCI makalesi yayımlanmıştır.
Resmî bölüm sayfasıKaynak kontrol tarihi
Doktorlar
Doktor profilleri: 31
于文刚
Çin hekimlik unvan sisteminde üst düzey mesleki unvana sahip hekim
Klinik ilgi alanları
Shikeni, videolaringoskop, fiberoptik bronkoskop ve çeşitli hemodinamik izlem tekniklerinin kullanımında yetkindir; özellikle zor hava yolu yönetiminde uzmandır.
冀翔宇
Çin hekimlik unvan sisteminde yardımcı üst düzey mesleki unvana sahip hekim
Klinik ilgi alanları
Ağrısız gastrointestinal ve solunum endoskopisi dâhil konfor odaklı tıbbi bakım çalışmaları.
冯伟
Çin hekimlik unvan sisteminde yardımcı üst düzey mesleki unvana sahip hekim